30 Temmuz 2017 Pazar

Demem O ki


Doğdum ağladım, yürüdüm ağladım, koştum ağladım, ezildim ağladım, bağırdılar ağladım, mutlu oldum ağladım, sevdim ağladım, ayrıldım ağladım, ölümler duydum ağladım, üniversiteyi kazandım ağladım, depresyona girdim ağladım, sevilmedim ağladım, sevemedim ağladım, yapamadım ağladım, çalışamadım ağladım, çok ağladım... 
Şimdi bunu yazarken yine ağlıyorum.
Hayatımın her duygusunu ağlayarak geçirdim. Sözcükte anlam olarak belki ileride müfredatın bir köşesinde burada ağlamak kaç duygu ile anlatılmıştır diye sorarlar. Benim de kemiklerim kımıl kımıl  titrer he? 
Neden olmasın. 
30’umda öleceğimi istemekle ve hissetmekle birlikte 7 sene gibi bir zaman dilimi var önümde. 7 senede duyurdum duyurdum yoksa kimse adımı duyamaz mazallah. Ben böyle değildim. Demek isterdim ama ağlamayı kendime felsefe bilmişken ne yazık ki diyemiyorum. 
Tükettiler, 
He şimdi diyeceksiniz ki tükenmeseydin kardeşim? 
Valla çok doğru duvar olsaydım da işlemeseydi ben de isterdim ama istemek sanırım benim şanıma, duruşuma, karakterime, sıfatsızlığıma uygun değil. Bazılarınıza çok imreniyorum, bakın dikkatinizi çekerim kıskanıyorum demiyorum, henüz o kadar kötü kalpli olamadım. Beni 20 gün depresyona sokacak olayı siz ertesi günü atlatıyorsunuz ya ben cidden hayranım duruşunuza. Duruşunuz da duruş he çok havalı..
Neyse sıkıldınız muhtemelen ya da.. Okuyanların gözlerine sağlık. Sıkıldıysanız kusura bakmayın gelip bir kahve içelim derseniz vaktinizi bu yazıyla çaldığım için özür dileyebilirim. Gönül isterdi ki hepinize kahveyi ben ısmarlayayım. Malum yeni mezun, işsizim. Kahve olmazsa çay da güzel gider ben sorun etmem. Ama derseniz ki ben de senin gibiyim o zaman hepinizi evime çaya, kahveye ve yemeğe bekliyorum.


Selam ve dua ile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder