26 Mayıs 2018 Cumartesi

EN ÇOK KENDİMİZ

Çok kırgınsın di mi? Geçer mi geçmez mi muhakemesi dahi uzak. Çünkü öyle bir kaosun içindesin ki düşüncelerinde çarpa çarpa geçip gidişin var her şeye, herkese ve kendine. Sonra ansızın çekip gidesin geldi. Hatıraları yanında götürmeyecekmiş gibi. Eşyalarını topladın, cüzdanını aldın, sonra gözlerin birbirine karışmış kulaklığını aradı. Elini uzattın kulaklığı alıp tam arkanı dönecekken, aklına birkaç kitap geldi. Aslında içinden okumayacağını düşünmek de geçti. Okusan da her kelimenin ona değdiğini biliyordun çünkü. Odanın kapısını kapattın. Anahtarı aldın ve çıktın. Dönmem belki diye, zaman menfurunu yok saydın. Zaman yok!
İnsanlarla göz göze gelmemek için çantandan gözlüğünü çıkardın. E tabi gözlüğünü silmeye bile halinin kalmadığına tanıksın o an. Birkaç salise düşünüp gözlüğü taktın. Gözlerini alıştırdın. Dünyayı bir de böyle göreyim diye yine aklından geçen düşüncelere daldın. 
Yürüdün. 
Durdun. 
Baktın. 
Sonra.. 
Sonra bir kaldırıma oturdun. Tırnaklarının yanlarındaki kabuk tutmuş etleri kopardın. Belki bazıları kanadı. Dudaklarınla hafifletmeye çalıştın. Ağzında buruk bir kan tadı kaldı. Sonra unuttun acısını. Sokak arasından geçen arabayla birlikte sen de bir hamle yapıp ellerini dizlerine koyup ayağa kalktın. 
Durdun. 
Baktın. 
Sonra tekrar yürümeye başladın. Kendinle konuşman hız kesmedi. Beynindeki düşünceler birbirine çarptıkça sen içine sindin. Kırgınlıklarını tek tek sıraladın. Annen, baban, ablan, abin, eşin, sevgilin, sevdiğin, arkadaşların... Kırgınlıkların; puanım nereyi tutarsa diye sıraladığın tercih listesi gibi. Gülümsedin. Bakkala girdin. Su aldın. Yürüdün. Yürüdün. Yürüdükçe bacaklarındaki o yanmayı hissettin. Yoruldun. Tekrar dinlenecek gibiydin. Durdun derin bir nefesle. Yorulmana kızdın. Bacaklarına kızdın. Aklındaki o listeye kızdın hatta dişlerini sıkarak küfrettin. Sonra dibi görmüş suyun son damlasıyla şişeyi, gelişi güzel attın. Şişenin nereye gittiğine baktın.  Bir anne gördün, küçük bir de çocuk. 
Kadın..
Çocuk.. 
Kadın.. 
Anne.. 
Bağırış, derken kalakaldın. Çocuk azarlandı. Anne öfkeli. Bağırdıkça öfke büyüdü. Büyüdükçe, öfke.. Durdun bir an. Düşünmek için. Kaybolmaya yüz tutmuş kadınla çocuğa daldın. Öfke dedin. Kırgınlık dedin. Sebep dedin. Dedin de dedin. Bir kaldırım aradın tekrar kendine göz ucuyla.  Oturdun. Ellerin çenende kalakaldın. Listeyi tekrar aklından geçirdin. Tek bir hamleyle yine yırtıp attığını varsaydın. Şimdi anladın. Kırgınlıkların mı? Öfken mi?
 -Asıl kendimize

...Bitirin öfkenizi